Biyolog Richard Dawkins bir fikrin gücünü, maksimum açıklamayı minimum varsayımla yapması olarak tanımlıyor:

bfg

 

Buna da Açıklama Oranı (Explanation Ratio) diyor. Ve ben de katılıyorum.

 

Bugün doğal seçilim vasıtasıyla evrim fikrini ortaya atan Charles Darwin’in 200. doğum günü (12 Şubat 1809) ve doğal seçilim fikrini derlediği Türlerin Kökeni’nin yayınlanışının 150. yıldönümü (24 Kasım 1859). Uzunca bir süreyi bugün için Darwin’in anısına yazacağım ve uzun olmasını istediğim yazıyı kafamda planlamaya çalışarak harcadım. Kişiliğimin gelişiminde oldukça önemli yeri olan bu adamın hayatının her yönünü layıkıyla ve derinlemesine incelemek istiyordum. Çalışmaları, seyahatleri, nerelerde haklı çıktığı nerelerde yanıldığı, modern evrim kuramına yapılan eklentiler, hangi konularda kitaplar yazdığı, arkadaşlarıyla düşmanlarıyla münasebetleri, aile yaşantısı, hastalık hastası olmasının olası sebepleri, elde ettiği bulguları nasıl değerlendirdiği, çalışma sistematikleri hakkında yazmak istiyordum ve nereden başlayacağımı bilemiyordum.

 

Ama sonra onun fikirlerin ‘güç’ünün ne kadar büyük olduğunu hatırladım ve kendimi önemli bir noktayı ıskalıyormuş gibi hissettim. Darwin tek bir hamlede tüm yaşamı, organizmaların varolma sebebini, sadece 4 basit varsayım ile açıklamıştı ve ben kim oluyordum da bu önemli günde uzun, detaylı betimlemelerimle Darwin’in ekonomik teorisine gölge düşürüyordum? Bunları daha sonra da yapabilirdim ve yapacaktım (sene Darwin senesi) ama bugün olmazdı:

efg

 

Her nesilde, hayatta kalabilecek olandan daha fazla sayıda yavru doğar ve bunların arasında genetik (kalıtılabilir) farklılıklar vardır (çeşitlilik). Dolayısıyla bu yavruların önemli bir bölümü üreyemeden ölürler (seçilim). Hayatta kalıp üremeyi başarabilenler de, hayatta kalmalarını sağlayan özellikleri çocuklarına aktarırlar (kalıtım). Bu süreç yeterince uzun süre (binlerce nesil) boyunca devam ederse , ortalık ‘hayatta kalmakta ve üremekte başarılı’ organizmalarla dolar. Doğal seçilimle evrim (özetle değil, tam olarak) budur.

 

Bu kadar. Bu kadar! Bu başka herhangi bir teorinin kolay kolay erişemeyeceği bir güç. Yukarıdaki 534 karakterlik paragrafı anladıysanız, Darwin’in fikirlerinin tamamını, modern evrim kuramının da belkemiğini anlamışsınız demektir. Kopan tüm tartışmaların, tüm kavgaların, tüm dini açmazların şu basit ve aslında kanıta ihtiyaç da duymayan (fakat sayısız kanıtla desteklenen) kavramsal kabullerin anlaşılamaması yüzünden doğduğunu düşünmek…

 

Darwin’in fikri gülünç derecede ekonomik olmasına rağmen, gülünç derecede çok şeyi açıklıyor, sadece bu dünyadaki yaşamı açıklamakla kalmıyor, diğer dünyalardaki olası yaşamları da açıklama potansiyeli taşıyan ortaya atılmış tek fikir. Ben de bu yüzden, bu kibar ve onurlu adamın ve ekonomik ve güzel fikrinin anısını en iyi bu şekilde onurlandırabileceğimden şüphem olmadığı için, maksimum açıklamayı minimum varsayımla yapmak adına, konu hakkında daha fazla yazmayı reddediyorum.

 

Şerefe!

 

Bilim tarihinin en önemli anlarından biri, gölgenin bittiği aydınlığın başladığı yerde..

Bilim tarihinin en önemli anlarından biri, gölgenin bittiği aydınlığın başladığı yerde..

Şenliğe katılın:

– biyolokum.com’da, Darwin Günü.

– Müspet İlimler Kumpanyası’nda, İyi ki doğdun Darwin!