<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
		>
<channel>
	<title>Comments on: Understanding Science</title>
	<atom:link href="http://nodrylight.wordpress.com/2009/01/13/understanding-science/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://nodrylight.wordpress.com/2009/01/13/understanding-science/</link>
	<description>yet another unsolicited stone thrown at the vast sea of ideas we call culture..</description>
	<lastBuildDate>Sat, 14 Nov 2009 19:05:04 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.com/</generator>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
		<item>
		<title>By: Understanding Science Yonged &#171; no dry light</title>
		<link>http://nodrylight.wordpress.com/2009/01/13/understanding-science/#comment-22</link>
		<dc:creator>Understanding Science Yonged &#171; no dry light</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 30 Jan 2009 23:53:07 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://nodrylight.wordpress.com/?p=355#comment-22</guid>
		<description>[...] to the effect &#8220;totally having the very same things in mind while writing the article about understanding science, but there was no way I could express my points as eloquently. I mean, dude!&#8221; Well, we [...]</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>[...] to the effect &#8220;totally having the very same things in mind while writing the article about understanding science, but there was no way I could express my points as eloquently. I mean, dude!&#8221; Well, we [...]</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: Arif Bayırlı</title>
		<link>http://nodrylight.wordpress.com/2009/01/13/understanding-science/#comment-19</link>
		<dc:creator>Arif Bayırlı</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 15 Jan 2009 18:38:09 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://nodrylight.wordpress.com/?p=355#comment-19</guid>
		<description>Merhabalar,

Öncelikle İngizlizce yazma becerim yazınızda kullandığınız akıcılık ve yapısallıktan uzak olduğundan Türkçe cevap vermem daha uygun olacak.

Bilimin insanlar tarafından özellikle modern zamanlarda algılanışı üzerine güzel bir tahlil yapmışsınız. Bilimin hayatın doğal bir parçası olduğu gerçeği günümüzde büyük bir çoğunluk tarafından göz ardı ediliyor ve bu durum, yazınızda da belirttiğiniz ve benim de sonuna kadar katıldığım, insanlığı hem düşünsel hem de varoluşsal bir uçuruma doğru sürüklüyor.

İletişim araçlarının bu kadar çeşitlileştiği ve yararlı/yarasız bilginin sağnak şeklinde üzerimize yağdığı bu dönemde özellikle bilim ile uğraşan/ilgilenen ya da bu ışığın farkında olanlara düşen en büyük görev bunu insanlara yaymak olmalıdır. Günümüz insanının en büyük probleminin burda yattığına inanıyorum : Bilimi tanımıyorlar. Bilim&#039;i bir kurum gibi görüyorlar, onu bir düşünce biçimi olarak değil akademi ile eş görüyorlar. Halbuki bilim bir kavram, bir metodlar bütünü; sadece galaksilerin ya da elektronların hareketine uyarlanabilen bir kurallar bütünü değil..

Burada yatan en büyük problem bence bilimin 16. yy&#039;dan itibaren gelişim sürecinde saklı. Geçtiğimiz aylarda Perimeter Teorik Fizik Enstutusunde yapılan &quot;Science in 21st Century&quot; konferansında Chad Orzel sunumunda buna çok güzel işaret ediyordu : Galileo ve Newton tarzı bilim anlayışı. Newton hatırlanacağı üzere kapalı bir bilim anlayışında olan ve yazdığı Principia Mathematica kitabı zamanında sadece çok az kişinin okuyabildiği bir bilim adamıyken, Galileo ise yaptığı çalışmalar ve bunu duyurma şekliyle tamamen farklı bir konumda bulunuyor. Günümüzdeki bilim anlayışı ise gittikçe Newton&#039;cu anlayışa doğru daha da kayıyor. Biliminsanları bilimi dışardaki insanlarla paylaşmıyor, bilimin ışığını kulelerinden aşağı indiremiyorlar. Böylece bilim denen kavram kimsenin umrunda olmuyor, insanların beyinlerine çok daha kolay işleyebilen teslimiyetçi fikirler alıp başını yürüyor. Halbuki öyle bir devirde yaşıyoruz ki bilimle uğraşanların toplumla iletişiminin maksimum olması gerektiği yerde gittikçe azalıyor. Asiaac Asimov çok güzel belirtiyor :&quot;Science gathers knowledge faster than society gathers wisdom&quot;.

Bu durumda günümüzün iletişim araçları olan internet, blog gibi ulaşımın kolay olduğu görece özgür ortamların önemi gittikçe artıyor. Bu veya bunun dışındaki alternatiflerin iyi bir şekilde değerlendirilip bu diyalog fırsatları yakalandığında bilimin sadece &quot;çatlak profesorlerin&quot; işi olmadığı toplum tarafından daha açık bir şekilde anlaşılacağına inanıyorum..

Yurtdışında bir çok örneğini gördüğümüz bu girişimlerden biri olan Berkeley&#039;in işaret ettiğiniz web sitesi gerçekten bu yolda büyük bir adım, bu adımları çoğaltmalı ve daha büyük kitlelere mutlaka ulaştırmalıyız...

Not: Yukarıda bahsettiğim konferansta konuyla ilgili çok güzel tartışmalar vardı. Konferans video/ses kayıtlarına aşağıdaki bağlantıdan erişebilirsiniz :

http://pirsa.org/C08021</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Merhabalar,</p>
<p>Öncelikle İngizlizce yazma becerim yazınızda kullandığınız akıcılık ve yapısallıktan uzak olduğundan Türkçe cevap vermem daha uygun olacak.</p>
<p>Bilimin insanlar tarafından özellikle modern zamanlarda algılanışı üzerine güzel bir tahlil yapmışsınız. Bilimin hayatın doğal bir parçası olduğu gerçeği günümüzde büyük bir çoğunluk tarafından göz ardı ediliyor ve bu durum, yazınızda da belirttiğiniz ve benim de sonuna kadar katıldığım, insanlığı hem düşünsel hem de varoluşsal bir uçuruma doğru sürüklüyor.</p>
<p>İletişim araçlarının bu kadar çeşitlileştiği ve yararlı/yarasız bilginin sağnak şeklinde üzerimize yağdığı bu dönemde özellikle bilim ile uğraşan/ilgilenen ya da bu ışığın farkında olanlara düşen en büyük görev bunu insanlara yaymak olmalıdır. Günümüz insanının en büyük probleminin burda yattığına inanıyorum : Bilimi tanımıyorlar. Bilim&#8217;i bir kurum gibi görüyorlar, onu bir düşünce biçimi olarak değil akademi ile eş görüyorlar. Halbuki bilim bir kavram, bir metodlar bütünü; sadece galaksilerin ya da elektronların hareketine uyarlanabilen bir kurallar bütünü değil..</p>
<p>Burada yatan en büyük problem bence bilimin 16. yy&#8217;dan itibaren gelişim sürecinde saklı. Geçtiğimiz aylarda Perimeter Teorik Fizik Enstutusunde yapılan &#8220;Science in 21st Century&#8221; konferansında Chad Orzel sunumunda buna çok güzel işaret ediyordu : Galileo ve Newton tarzı bilim anlayışı. Newton hatırlanacağı üzere kapalı bir bilim anlayışında olan ve yazdığı Principia Mathematica kitabı zamanında sadece çok az kişinin okuyabildiği bir bilim adamıyken, Galileo ise yaptığı çalışmalar ve bunu duyurma şekliyle tamamen farklı bir konumda bulunuyor. Günümüzdeki bilim anlayışı ise gittikçe Newton&#8217;cu anlayışa doğru daha da kayıyor. Biliminsanları bilimi dışardaki insanlarla paylaşmıyor, bilimin ışığını kulelerinden aşağı indiremiyorlar. Böylece bilim denen kavram kimsenin umrunda olmuyor, insanların beyinlerine çok daha kolay işleyebilen teslimiyetçi fikirler alıp başını yürüyor. Halbuki öyle bir devirde yaşıyoruz ki bilimle uğraşanların toplumla iletişiminin maksimum olması gerektiği yerde gittikçe azalıyor. Asiaac Asimov çok güzel belirtiyor :&#8221;Science gathers knowledge faster than society gathers wisdom&#8221;.</p>
<p>Bu durumda günümüzün iletişim araçları olan internet, blog gibi ulaşımın kolay olduğu görece özgür ortamların önemi gittikçe artıyor. Bu veya bunun dışındaki alternatiflerin iyi bir şekilde değerlendirilip bu diyalog fırsatları yakalandığında bilimin sadece &#8220;çatlak profesorlerin&#8221; işi olmadığı toplum tarafından daha açık bir şekilde anlaşılacağına inanıyorum..</p>
<p>Yurtdışında bir çok örneğini gördüğümüz bu girişimlerden biri olan Berkeley&#8217;in işaret ettiğiniz web sitesi gerçekten bu yolda büyük bir adım, bu adımları çoğaltmalı ve daha büyük kitlelere mutlaka ulaştırmalıyız&#8230;</p>
<p>Not: Yukarıda bahsettiğim konferansta konuyla ilgili çok güzel tartışmalar vardı. Konferans video/ses kayıtlarına aşağıdaki bağlantıdan erişebilirsiniz :</p>
<p><a href="http://pirsa.org/C08021" rel="nofollow">http://pirsa.org/C08021</a></p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>
